3 Kasım 2011 Perşembe

hrrr

havanın güneşli ve soğuk olmasına sinir oluyorum.
havanın güneşli ve sıcak olmasına da sinir oluyorum.
havanın güneşli olmasına sinir oluyorum.

dehşet

geçenlerde -24 şehit haberlerinin sonrasında- ekşi sözlükte "midye yemiyorum param pkk'ya gitmiyor" başlıklı bir entarinin (:)) altında yazan yorumlardan biri beni dehşete düşürdü. "öğretmenim. türkçeyi belli aksanlarla konuşanları sınıfta bırakıyorum" diye yazmış. yaklaşık 10 saniye ekrana bakakaldım öylece. idrak etmeye çalıştım ama edemedim hala.

ayrılık valsi

"Bu ülkede insanlar sabahlara saygı göstermiyorlar. Uykularını bir balta vuruşuyla kesen bir çalar saatle kendilerini kabaca uyandırtıyorlar ve hemen uğursuz bir aceleciliğe bırakıyorlar kendilerini. Bir şiddet hareketiyle başlayan bir günün daha sonra ne olabileceğini bana söyleyebilir misiniz? Çalar saatlerinin her gün küçük bir elektrik şoku geçirttiği bu insanların başına ne gelebilir? Her gün şiddete alışıyorlar ve her gün zevki unutuyorlar. Bir insanın yaradılışını oluşturan, inanın bana, bu sabahlardır."

Milan Kundera, 1994, Ayrılık Valsi. Can Yay.

allende

"Dünya yanımdan geçip gidiyordu, işin tuhafı da ben buna hiç aldırmıyordum. Hiçbir tutkum yoktu. Kazanç peşinde de değildim, üstünlük peşinde de. Beni rahat bıraksınlar istiyordum, elimden geldiğince az parayla geçiniyor, hayatın akışına kapılmış sürüklenip gidiyordum. Büyük düşlerimi görmüştüm zaten. Beni bir yere götürmemişti o düşler, şimdiyse yeni düşler düşünemeyecek kadar bitkindim. Bu kez bayrağı bir başkası taşısın diyordum. Ben onu çok uzun zaman önce düşürmüştüm yere, eğilip kaldırmaya değmezdi."

Paul Auster,1996, Vertigo. Can Yay.

6 Haziran 2011 Pazartesi

hayaller

4 yıl önce iptidai yöntemlerle zeytinyağı yapılan memleketlerde yaşamak istediğimi yazmışım. hala istiyorum, hala gidemedim...